LOGONUN HİKÂYESİ

Bir iz, üç anlam

Mindfulevren logosuna yakından baktığınızda bir parmak izi görebilirsiniz. Biraz uzaklaştığınızda çizgiler bir ağaç gövdesinin halkalarına, daha geniş bir açıdan baktığınızda ise evrenin içinde dönen kozmik bir spirale dönüşür.

Logo; insanın biricikliğinden, doğanın hafızasından ve evrenin gizeminden ilham alır.

Mindfulevren logo animasyonu

Mindfulevren logosunun üç anlamı: parmak izi, ağaç halkaları ve kozmik spiral

1AğaçMindfulevren doğanın hafızasından ilham alır.
2Parmak iziMindfulevren insanın biricikliğinden ilham alır.
3CosmosMindfulevren evrenin gizeminden ilham alır.

Numaraların üzerine gelin.

İnsanın izi

Her parmak izi biriciktir. Tıpkı her insanın deneyimleri, düşünme biçimi ve dünyayla kurduğu ilişki gibi.

Mindfulness da bu biricik izi fark etmekle başlar: başkalarının doğrularından önce kendi zihnimizde, bedenimizde ve duygularımızda neler olduğunu görebilmekle.

Logodaki parmak izi, insanın kendine dönmesini ve kendi iç sesini tanımasını temsil eder.

Doğanın hafızası

Bir ağacın gövdesindeki halkalar, onun geçirdiği mevsimleri taşır. Büyüme her zaman aynı hızda ilerlemez; bazı dönemler geniş, bazıları dar bir iz bırakır. Yine de her halka ağacın hikâyesinin bir parçasıdır.

İnsan da yaşadıklarıyla katman katman gelişir. Deneyimleri silinmez; zamanla anlam kazanır ve yeni bir büyümenin zeminini oluşturur.

Logodaki ağaç halkaları köklenmeyi, dönüşümü ve yaşamın doğal ritmini simgeler.

Evrenin hareketi

Aynı çizgiler uzaktan bakıldığında bir galaksiyi, bir yörüngeyi ya da kozmik bir hareketi hatırlatır.

Evren bize her şeyin birbirine bağlı olduğunu ve keşfedilecek daha çok şey bulunduğunu hatırlatır. Bildiklerimiz kadar henüz bilmediklerimiz de yolculuğun bir parçasıdır.

Logodaki kozmik iz; merakı, bütünü görebilmeyi ve kendimizden daha büyük bir evrenin parçası olduğumuzu temsil eder.

MINDFULEVREN

İnsan, doğa ve evren birbirinden ayrı üç hikâye değildir. Aynı yaşamın farklı ölçeklerde görünen izleridir.

Mindfulevren de bu bağdan doğdu: insanın kendi iç evrenini fark etmesi, doğanın ritmiyle yeniden ilişki kurması ve yaşamın büyük resmi içindeki yerini merak etmesi.

Bugün bu logo bana hâlâ aynı şeyi hatırlatıyor:

Bir parmak izi kadar kişisel, bir ağaç halkası kadar canlı, evren kadar açık ve keşfedilmeyi bekleyen bir yolculuğun içindeyiz.

SON SÖZ

“İnsanoğlu, ‘evren’ denilen bütünün zaman ve mekânda sınırlı bir parçasıdır. Kendisini, düşüncelerini ve duygularını diğer şeylerden ayrıymış gibi deneyimler. Ancak bu, bilincin bir tür yanılsamasıdır. Bu yanılsama bizler için bir hapishanedir; arzularımızı kişisel arzularla, sevgimizi en yakınımızdaki birkaç kişiyle sınırlandırmamıza sebep olur. Yapmamız gereken, yaşayan her canlıyı ve güzelliğiyle tüm doğayı kucaklayacak şekilde şefkat çemberimizi genişleterek kendimizi bu hapishaneden kurtarmaktır.”

— Albert Einstein