Modül-6

Beslenme ve Zihin Detoksu İlişkisi

Cevabı Yanlış Yerde Arıyor Olabilir Miyiz?

Bakış açımıza göre gördüğümüz farklı olabilir mi?

 

Bir beslenme yetersizliği, toksik bir civa düzeyi, bir gıda alerjisi

bellek sorunlarına, dikkat eksikliği bozukluğuna, depresyona sebep olabilir mi?

Bütünsel Sağlık Bakış Açısı  “Bulmaca” Gibi Bakıyor Konuya

Hastalıklar ve Kök Nedenleri

Belirtiler aynı etikete veya “hastalığa” sahip kişiler için tam olarak aynı olabilir; ama nedenleri ve tedavisi tamamen farklıdır.

Sadece bulmacanın tüm parçalarını bir araya getirerek “tüm dengesiz sistemleri” eş zamanlı olarak değerlendirerek cevabı bulmak mümkündür.

 

 

♦ Beslenme

♦ Hormonal

♦ Enflamatuar

♦ Bağışıklık

♦ Sindirim

♦ Toksik

♦ Enerji metabolizması

♦ Oksidatif stres

♦ Zihinsel vücut

Çare ararken..

Mutlu olmak istiyorsak, bizi iyilik halinden uzaklaştıran inanç, tutum ve düşünce biçimlerinden kurtulmalıyız.
Danışmanlık, terapi, koçluk, bilişsel davranış terapisi, mindfulness aklımıza gelenler.

  • Fakat civa zehirlenmesinin etkisi altında iseniz,
  • folik asit eksikliği varsa veya
  • tiroid fonksiyonu düşükse veya
  • gün içinde çok fazla kahve/şeker tüketiyorsanız veya
  • glutenli gıdalar sebebiyle beyin enflamasyonundan muzdaripseniz

bu yöntemlerle içinde bulunduğunuz sağlıksız durumdan kurtulmanız mümkün değildir!
Aynı şey çocuklarımız için de geçerli!

BU MODÜLDE ZİHİN DETOKSUNUN 7 İLKESİNİ KONUŞACAĞIZ

Her bir konu için bilgi aktarımından ziyade sizi sorgulamaya ve araştırmaya yönlendiren bir içerik hazırladım.

Her bir ilke için kontrol testleri paylaşacağım, kendiniz ve çocuğunuz için farkındalık arttıran.

Modül içeriğine ilham veren kitaplar

Dr. Mark Hyman

Zihin Detoksu Nasıl Yapılır?

21.yy'da biyolojinin düsturu "sistem" kelimesidir. Teknolojilerimiz karmaşıklıkta yarışırken, beyin ve beden işlevlerinin ne denli iç içe olduğuna ilişkin kanıtlar da önümüze yığılmaktadır. Herşey birbiriyle ve birbirine bağlantılı. Kendi başına hareket eden tek bir gen anlayışının yerini ağ yapıları aldı. Yine kendi başına hareket eden genetik anlayışının yerine artık farklı düzeyler arasındaki entegrasyondan söz ediyoruz. Genomik, proteomik, metabolomik ve daha bir çok "omik" iç içe geçmiş durumda.
Bu yeni " sistem biyolojisi" dir.
Peki bunların sağlığımızla ne ilgisi var?

21.yy'da tıp insan vücudunu nöroloji, kardiyoloji, gastroentroloji ve endokronoloji gibi uzmanlıklara ayırmıştı. Uzmanlar vücudun farklı yanlarına odaklanmışken büyük resmi önemseyen yoktu. Çok az doktor bu yeteneğe sahipti. Şimdi sistem biyolojisi yepyeni bir yaklaşımı gerektiriyor. İşte Fonksiyonel Tıbbın devreye girdiği nokta burası!

Vücudu ayrı ayrı organ sistemlerinin bir toplamı olarak ele almak yerine hücrelerin ve sistemlerinin nasıl en iyi biçimde geliştiğini ve hangi nedenlerden ötürü sıkıntıya düştüklerini sorgulamak gerekiyor. O nedenle Fonksiyonel Tıp, sistem biyolojisi için klinik tıpta kullanılabilen pratik bir arayüzdür. Sisteme ilişkin sorunları arar, böylece olayları erken yakalayabilir ve belirtiler yerine kök nedenleri tedavi eder.

21.yy'da beynin vücutla çok sıkı bağlantılarının olduğu, beyin ile vücudun birbirini derinlemesine şekillendirdiği artık anlaşılıyor. Eğer vücut sistemlerinin başı dertte ise, beyin de bu durumdan etkileniyor. Dr.Hyman, Fonksiyonel Tıbbı kullanarak sistemlerdeki bozuklukları düzeltmenin vücudumuzun yanı sıra beynimize de yardımcı olduğunu gösteriyor.

"Psikiyatrik Hastalıkların" altında yatan kimyasal dengesizliklerin, artık vücut düzeyinde tedavi edilebilecek daha sistemik kimyasal, metabolik problemlerle bağlantılı olduğu görülüyor. Sadece beyin kimyasını tedavi etmek, ilaca bağımlılığa yol açabilirken, sistemik kimyanın tedavisi beyin kimyasındaki dengesizliği düzeltebilir ve gerçek anlamda sürdürülebilir iyileşme sağlayabilir.

Aşırı Stresin yanı sıra, bu kadar çok kimyasal madde ve başka çevreyi kirletici faktörlerden ötürü vücut sistemlerinin zorlanmasına ve beyin fonksiyonlarının bozulmasına şaşırmamalı.
Dr. Hyman'ın Ultrawellness'ın 7 Anahtarı, temel fonksiyonel sistemlerimizin desteklenmesi ve iyileştirilmesi için net bir yaklaşım sunuyor. Bu alanda daha fazla araştırma yapmak önemli olmakla birlikte, şu anda karşı karşıya olduğumuz zorluklarla akıllıca başa çıkmak için yeterince bilgimiz var ve Dr. Hyman yalnızca onların nedenini değil çözümünü de gösteriyor.

Martha Herbert , M.D.,PH.D.
Nöroloji Doç. Harvard Tıp Fakültesi, Trascend Araştırma Programı Direktörü
Massachusetts General Hospital

Canan Karatay

Karatay Felsefesi

Karatay Diyeti ile bu hastalıkların hepsi önlenebilir ve iyileşebilir diyor Canan Karatay!
* Kronik İnflamasyon
* İnsülin Direnci
* Obezite
* Diyabet
* Hiper Tansiyon
* Hashimoto
* Depresyon
* Unutkanlık
* Kronik Artrit
* Eklem ve Kas Ağrıları
* Polistik Over
* Fibrokistik Meme
* Fibromiyalji
* Kanser ve Tüm Kronik Dejeneratif Hastalıklar
.............
Peki nasıl mı?

İşte Şifreler :
1. Vücutta sinsi sinsi başlayan hastalıkların temel nedeni kronik inflamasyondur!
2. Başta diyabet olmak üzere tüm kronik dejeneratif hastalıklar iyileşebilir!
3. İnsülini zıplatırsan yanarsın!
4. Düşük glisemik indeksli gıdalarla beslen!
5. Vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri tamamla!
6. Sinsi Kimyasal Katkılar sinsice hasta eder, uyanık ol!
7. Tuz masallarına inanma, kaya tuzsuz kalmaz!
8. Magnezyum olmazsa hayat olmaz.
9. Ekmekte gluten ve lektin tehlikesi var!
10. İstikbal bağırsaklarındadır!
Dr.David PerlMutter

Tahıl Konusu

Dünyaca Ünlü Nörolog David Perlmutter, bu kitapta uzun yıllardır tıp literatürünün derinlerinde gizlenen bir gerçeği dile getiriyor. Karbonhidratlar beyninize zarar verir! Tam tahıllı gıdalar gibi sağlıklı olduğu iddia edilen karbonhidratlar bile bunama, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, epilepsi, anksiyete, kronik baş ağrıları, depresyon ve cinsel isteksizlik gibi pek çok farklı sorun ve hastalığa neden olabilir.

Bu kitap size beyninizin kaderini genlerinizin değil, tükettiğiniz besinlerin belirlediğini gösteriyor. Aralarında beyin hastalıklarının da bulunduğu tüm dejeneratif hastalıkların temelinde, özellikle de gluten içeren ya da şeker oranı yüksek karbonhidratların tetiklediği bir olgu yatar : Enflamasyon!

Dr. Perlmutter ekmek sepetinizdekilerin veya meyve tabağınızdakilerin beyninize neler yapabileceğini, statin içeren ilaçların hafızanızı nasıl zayıflatabileceğini, neden "iyi yağlar" açısından zengin bir beslenme şeklinin ideal beslenme şekli olduğunu ve her yaşta yeni beyin hücreleri üretebilmenin nasıl mümkün olabildiğini anlatıyor!

Yaşam Planında, 4 haftalık planı size beyninizi daha sağlıklı, canlı ve uyanık tutmanın yollarını gösterirken beyin hastalıklarıyla karşılaşma riskinizi azaltacak ve sizi sık rastlanan rahatsızlıklardan ilaç kullanmadan kurtaracak çözümler sunuyor.

Bağırsak Meselesi

* Neden kızgın bağırsaklar huysuz ve kaygılı zihinlere yol açar?
* Bağırsak floranız sizi nasıl şişmanlatır ve akli dengenizi bozar?
* Ne yerseniz O’sunuz!
* Bağırsağınız aracılığı ile beyninizi güçlendirmenin altı ana yolu!

Otizm, Demans, multipl skleroz, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi hastalıklar çağımızın "salgını" haline geldi. Bunların görülme oranının hızla artıyor olması kesin bir tedavi yöntemi bulunmaması sebebiyle ciddi bir tedirginlik yaratıyor.
Dr. David Perlmutter, kitabında mikrobiyomumuzun ( vücudumuzdaki bakteri topluluğunun) beyninizin sağlık durumunu ciddi anlamda etkilediğini ortaya koyuyor. Doğum anından itibaren, bağırsaklarınızda olup bitenler herhangi bir beyin rahatsızlığı konusunda risk altında olup olmayacağınızı belirleyebiliyor!
Bağırsaklarınızı iyileştiren ve beyninizi ideal formuna kavuşturmanıza yardımcı olacak güçlü bir program sunuyor!

Genç bir araştırmacı olan Giulia Enders ise, "Büyüleyici Bağırsak" isimli kitabında, mizahi bir dil eşliğinde bağırsakların ne kadar karmaşık ve ne kadar büyüleyici olduğunu gözler önüne seriyor.
Bu organi vücudumuza ve ruhumuza giden yolda anahtar görevi taşırken bir yandan da arka kapıdan, bambaşka bir bakış açısından olaylara bakmamızı sağlıyor.

Dr.David Perlmutter

Beyin Meselesi

Doğumundan 5 yaşına kadar çocuğunuzun IQ'sunu yaklaşık 30 puan yükseltebilme şansı vardır. Bilim camiası insan beyninin doğumundan itibaren ilk bir kaç yılda durmaksızın devam eden çok önemli değişimler geçirdiğini kanıtlamıştır. Bu gelişme döneminde her deneyim ve etkinlik bebeğinizin beyninde iyi ya da kötü çok önemli bir etki bırakır. Beyni doğru etkileşimler içinde sokma ve doğru beslenme ile çocuğunuzun zekasını geliştirebilir ve IQ'sunu yükseltebilirsiniz.

Yanlış etkinlikler ve zararlı yiyecekler ise entellektüel gelişimine zarar verebilir, beyin hücrelerini öldürebilir ve çocuğunuzun ilerleyen dönemlerde öğrenme ve davranış bozukluklarına maruz kalma riskini arttırabilir.

Hafıza Kaybı, Yaşlanma Sürecinin Doğal Bir Parçası Değildir!
Hafızayı iyileştirmek ve beynin yaşlanmasını önlemek için yapabilecekleriniz var!

"Daha İyi Bir Beyin" kitabında ise keşfedecekleriniz :
1. Ecza dolabınızdaki, evinizdeki kullandığınız ürünlerdeki ve yiyeceklerinizdeki Gizli Nörotoksinler
2. Zihninize zindeliği ve berraklığı geri getirmenin yolları
3. Felç, Alzheimer ve Parkinson hastalıkları ile diğer nörolojik sorunları önleme ve tedavi etmek konusunda doktorların size söylemedikleri!

Bu yazıyı sevdiklerinizle paylaşmak ister misiniz?